Not: Bu yazı arama motoru optimizasyonu (SEO) ve makale yazma teknikleri konusunda ipuçları içerir.
Bugün, beğendiğim sitelerdeki son yazıları Netvibes üzerindeki RSS okuyucusu yardımıyla incelerken programlama konusunda güzel bir başlık gördüm ve hemen yazının bulunduğu adrese yöneldim.
Yazıda ilk baktığım yer başlık kısmıydı. Bu başlık sıradan ve alışılmış başlıklar gibi değil, özgün ve makalenin içeriğini özetleyen cinstendi. İnternette benzerine az rastlanan bir başlık da diyebilirim. Zaten bu yazıya yönelmemi sağlayan ilk etken buydu.
Makaleleri okumaya fazla zaman ayıramadığım için yazıya şöyle bir göz gezdirdim. Ana başlıktan sonra gözlerim alt başlıkları aradı. Ne de olsa alt başlıklar konunun içeriğinin nasıl devam ettiğini gösteren kısımlardır. Fakat bu konuda malesef hiç alt başlık göremeyince biraz üzüldüm. Artık zamanımın yettiği kadar makaleyi daha detaylı incelemeliydim. Bunun için de hızlıca göz gezdirmek ve o da olmazsa tam olarak okumak zorundaydım.
Alt başlıktan sonra odaklandığım şeyler kalın, yana yatık (italik) veya renklendirilmiş yazılar, kodlar ve bağlantılardı. Madem makalenin tamamını okumaya vaktim yok, nelerin vurgulandığını görürsem makalenin özünü kısa sürede anlayabilirdim. Kodlar da zaten bir okuyucu olarak asıl ihtiyacım olan kısımlardı. Bu konuda da makale beni yüzüstü bıraktı. Hiçbir kelime vurgulanmamış, renklendirilmemiş, her şey düz metin halinde oldukça sıradan bir şekilde yazılmıştı.
Yine de başlığın verdiği etkiyle makaleye göz gezdirmeye başladım. Göz gezdirmek diyorum çünkü aralardan gereksiz kelimeleri (ve, fakat, çünkü) atarak okuyordum. Gereksiz derken elbette makaleyi tam okuduğumda ihtiyacım olan, cümle bütünlüğünü sağlayan şeyler bunlar ama şöyle hızlı bir bakışta ben özellikle aradığım şeye, konunun özüne odaklanırım. Örneğin strpos() fonksiyonu, bağış sistemi gibi belirli kelime ve kalıplara odaklanmıştım. Tabiî alt başlıklar, renklendirmeler, kalın-ince yazılar olmadığı için bu tür bir yola başvurdum.
Ve son olarak yazıyı genel olarak beğendiğimi daha doğrusu özgün (orjinal) bulduğumu değerlendirdim ve arşivime aldım. Ama sonra ne oldu biliyor musunuz? O kadar çok zaman kaybetmiştim ki diğer makalelere bakmak yerine başka sitelere yöneldim. Eğer ilk baktığım şeyler makalede olsaydı ihtiyacımı kısa sürede giderip sitedeki diğer makalelerin de değerli olduğunu değerlendirip sitede kalmaya devam ederdim.
Sonuç
Sonuç olarak makale yazmaktan ve SEO konusunda uzun süre kafa yormaktan dolayı artık arama motoru gibi düşünmeye başladığımı farkettim. Ben halimden aslında oldukça memnunum. Ne de olsa nelerin olması gerektiğini, nasıl makale yazacağımı artık anladığımı düşünüyorum. Zaten hep daha okunaklı makaleler yazmak için uğraşmıyor muyuz? İşte burada değindiklerim de bu yolda atılması gereken birkaç ufak adım.
Son bir paragraf olarak şunu da özellikle belirteyim. Arama motoru ve okuyucunun beklentileri o kadar da farklı şeyler değildir. Yukarıda anlattıklarım arama motorundan çok kendi ihtiyacımı karşılayan şeyler ama işte sonuç ortada. İster arama motoru olsun isterse ziyaretçi, biz makalelerimizi hep altın tabakta en güzel salatalarla beraber sunmalıyız.
Harika bir yazı olmuş.Tebrikler.Seo deyince insanların aklına hala backlink alıp yazı kopyalamak geliyor…
Yazıyı beğenmenize sevindim gerçekten. SEO’nun nasıl derinlemesine bir mevzu olduğunu SEO Teknikleri sitesinde açıkça görebilirsiniz. Ne kadar anlatsak da hala bitiremedik :)
ilginç bir detay yakuter, paylaşım için teşekkürler…
Hocam dediğinizde çok haklısınız. Aynı şeyi yazınızı okuduktan sonra kendi yazılarımda denedim. Ve dediğiniz gibi çok güzel bir yazı dahi olsa göz gezdirip geçiliyor. İçerikteki can alıcı noktalar çok fazla dikkat çekmiyor. Dedim “dur la bi kendi siten kötü gözle baktın ondan oldu. Başka sitelere de bi bakayım”. Sonra diğer her sitede dediğiniz gibi dikkatimi çekenler kalın veya italik yazılar ya da linklerdi. Yani demek istediğim şey sizin arama motoru mantığıyla düşünmeniz değil bence gerçek okuyucu gözüyle görmenizden kaynaklanıyor. O yüzden yegane bana bir yardımınız daha dokundu. Yazılarımda bu tarz şeylere dikkat edeceğim. Arama motoru için değilde sırf okunduğumu kayda değer birşeyler üretebildiğimi anlamak için. Teşekkürler.
@Eray, yazımın sonunda değindiğim gibi bir okuyucu olarak bir yazıdan beklentilerimiz aram motoru bakışından çok da farklı değil. Bunu düşünerek yazmalı, çizmeliyiz.
Erhan,
Bence bu konu hakkında yazılabilecek en güzel makaleyi yazmışsın. Teknik bilgilerden ziyade mantığı ortaya koymuşsun.
Tebrik ederim.
:) güzel.
Çok güzel yazmışsın Erhan abi. SEO Teknikleri yazarları olarak ortak mağduriyetimiz olsa gerek :)
Arama motoru optimizasyonu hakkında en doğal yorumu dile getirmişsin, bu şekilde herkes çok daha rahat anlayacaktır seo mantığını.
SEO konusunda söyleyebileceğim şu;
Webmaster arkadaşlar sitelerinin içeriğini, kodlarını ve dış link bağlantılarını ayarlarken karşılarında sadece bir robot olduğunu düşünüyorlar ve burada büyük hata ediyorlar.
Arama motoru gibi düşünmek ve ziyaretçi gibi düşünmek bence aynı kaba konulmalı.
Bu güzel yazı için teşekkürler, iyi bloglamalar.
Güzel bir yazı olmuş, dediklerinize katılmamak mümkün değil. Teşekkürler
Hocam işe kendinizi kaptırdığınız okudukça bıktırmayan, bıktırmadığı gibi keşke bitmesede biraz daha okusam hissini veren makalenizden ap açık bir katiyetle belli oluyor.
Yazılarınızı kısa zamandır takip etmeme rağmen; hemen hemen her gün blogunuza giriyorum.
Paylaşımlarınızın devamını diler Rabbimden muvaffakiyetlerinizi artırmasını temenni ederim.
başarılı bir yazı olmuş.
Anlamlı ve yön verici bir yazı olmuş. Teşekkürler hocam.