Mustafa Kemal ATATÜRK
İki gündür hiç durmadan aynı şarkıyı mırıldanıyorum, Evlerinin Önü Boyalı Direk. Youtube vesilesiyle kendilerinden haberdar olduğumuz Öykü ve Berk Gürman’ın mükemmel çalışmaları sonucu bu şarkıyı dilime dolandı durdu. Güzel bir Türkü’yü Flamenko ile birlikte yorumlamışlar ve ortaya çok hoş bir parça çıkmış. Yazının devamındaki videoyu izleyince bana hak vereceksiniz. Bir de unurmadan şunu da eklemeliyim, bu grup Beyaz Show’a da çıkmış. Yakında da bir albüm çıkartacaklarmış. Ne diyelim, hadi hayırlısı ;)
EVLERİNİN ÖNÜ BOYALI DİREK
Evlerinde lambaları yanıyor
Gözgöz olmuş cigerlerim kanıyor
Beni gören deli olmuş sanıyor
Ölürümde ayrılamam yar senden
Aman bir bahçeye giremezsen
Durup seyran eyleme eyleme …
Aman bir binayı yapamazsan
Yıkıp veyran eyleme …
Aman bir güzeli sevipte alamazsan
İsmini aleme rüsva eyleme …
Evlerinin önü boyalı direk
Yerden yere vurdun sen beni felek
Her acıya dayanamaz bu yürek
Ölürümde ayrılamam yar senden
yakuter.com © 2006-2008 Erhan Yakut. Tasarım Fallendesign.
Site içerisindeki içerikler izinsiz veya kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.

64 furkan YÜKSEL
05 Şubat 2008, 17:08
her müzikte olduğu gibi bu müzikde benim için dünya’da 1. sizin en çok ellerinizi birbirine vurmanızı çok seviyorumberk abide çok güzel çalıyor.Öykü ablada güzel söylüyo ve çok güzel vuruyo ellerini birbirine berk abide ara sıra söylüyo keşke aynı söyleseydiniz aynı anda türkiyede en çok bu şarkıyı dinliyolar bence bizim 5. katta perihan ablam aturuyo onun bilgisayarı yok ama bizim evde durmadan bunu dinliyoruz onun yüzünden bu şarkıyı çok seviyorum içimden sizin şarkınızı söylüyorum geçtiğim her yerde sizin şarkınız çalıyo annem bu şarkıyı dinlerken hüzün yaşıyo perihan abla ise annemi neşelendirmek ve mutlu olmasını istiyo.Eee bizim insan öğütücü kıyma makinesi müzik sektörümü canısımı bilemiyorum hemen bunların üzerine atlamış.Bir iki ay sonra adları sanları duyulmamasına öğütmek üzere hemde.Ne oldu biz türküyü flamenco saundunda olduğu için ispanyol soslu değişik geldi yedik.Öykü ablamız gayet usta bir cantaora gibi oturmuş iyi ezberlemiş rolünü.Sanki dersin kırk senelik la tana ablamız.İlk girişe eski şarkıcı ablamız selda BAĞCAN gibi başlıyor.İkinci pasaj Allahım düşman başına.Hele Berk abi kendini camaron de islamı sandın yoksa miguel POVEDAMI? one ses ne ses oda aman dostlar dostlar başına bir edalar.Benim onlara tavsiyem yanlarına kibariyeyi alsınlar çünkü Türkiye’de bir tek cantaora ses ovar başka kimse flamenco ses basamaz ama siz ondan ibretsiniz ondan daha güzel söylüyorsunuz sevgilerle Furkan YÜKSEL
63 Osman HÜNER
24 Ocak 2008, 00:59
EVLERİNİN ÖNÜ BOYALI DİREK
Benim ömrüm flamenco dinleyerek ve yarı profesyonel olarak flamenco gitarla ilgilenerek geçti.Başka hiç bir müzik tarzı bana bir flamenco cantaor unun yakarısının , haykırışının ,bir flamenco gitaristinin o muhteşem görkemli tınılarının, bir flamenco dansçısının muhteşem başkaldırılı coreograflarının verdiği hazzı vermedi.Tüylerimi diken diken etmedi.Ama işe birde sosyo politik açıdan bakınca ne kadar büyük bir kültür erozyonu içinde kıvrım kıvrım kıvrandığımızı ve yenik düştüğümüzü görmemek elde değil.Biz sazımızı bağlamamızı bırak dünyaya duyurmayı kendimiz bile unutmuşuz türkülerimizi sadece artık TRT lerden dinler hale gelmişiz.Ama ispanyol öylemi yapmış içinde sadece yüzde yirmi kendi otantik katkısı yüzde sekseni ise endülüs emevi arapları yahudi ve çingene kültürlerinin haykırışı başkaldırısı olan bu müziği (Flamenco ötekiler demek ispanyada .etnik yani .İtilmişliğe başkaldırıdan kaynaklanıyor onca haykırılar gitardaki onca görkem ve danslardaki.edalar )dünyaya öylesine lanse etmişlerki.Tüm dünyada olduğu gibi türkiyedede para getiren bir sektör oluşturulmuş.Bin dolardan başlayıp otuzbeş bin euro ya varan özel tınılı gitarlarıyle kastanyetleriyle dansçı giysileri ayakkabılarıyle öğretici cd leri kasaları okullarıyla inanılmaz bir sektör oluşturmuşlar.Örneğin 2500 dolardan aşağı olan bir flamenco gitarla o rasguedoların golpelerin alzapuaların tınısını tadını elde edemezsiniz.Eee şimdi nereye bağlayacağız konuyu.Konu şu bu berkle öykü flamenco heveslisi gençler demişlerki bu bilmem kaç yıllık türküyü tangos ritmine bir uydurup deneyelim yanlarındada yeni yetme ispanyol bir çocuk daha iki gitar bir şeyler yapmışlar itiraf ediyorum amatörcede olsa arada işlenen temalar bana pacodan ve tomatitodan bir şeylerde hatırlatsa hoş olmuş.Eee bizim insan öğütücü kıyma makinası müzik sektörümü canisimi bilemiyorum hemen bunların üzerine atlamış.Bir iki ay sonra adları sanları duyulmamacasına öğütmek üzere hemde.Ne oldu biz türküyü flamenco saundunda olduğu için ispanyol soslu değişik geldi yedik.Öykü kızımız gayet usta bir cantaora gibi oturmuş iyi ezberlemiş rolünü.Sanki dersin kırk senelik la tana ablamız.İlk girişe eski şarkıcı ablamız selda bağcan gibi başlıyor.ikinci pasaj allahım düşman başına.Hele berk kendini camaron de isla mı sandın yoksa miguel povedamı?one ses ne ses oda aman dostlar başına bir edalar. beim onlara tavsiyem yanlarına kibariye yi alsınlar çünkü türkiyede bir tek cantaora ses o var başka kimse flamenco ses basamaz..Birde dansçı melis cangüler kızımızı alsınlar.Kumpanya kurulup işin .. şeyi çıksın.İşte işin özeti senin dinlemediğin türküyü el oğlu sana böyle kanını emerek paranıda paşa paşa alarak flamenco soslu yediriyor nasıl değişik olmuş dimiii?Afiyet olsun çocuklar.Ha bu arada bir örnek .:biri bu video ya yorum yapmış aklınca.Demişki arabeske kaçmışlar.Bu flamenconun yarısının arap kültürü olduğunu flamenco gitarın babasının sanıldığı gibi avrupanın lavtası değil de arabın udu olduğunu anlatsan ne yazar kalın sağlıcakla
OSMAN HÜNER
62 hakan
23 Ocak 2008, 03:48
ALBUMDEKI SARKILARI
Evlerinin Önü Boyalı Direk (Tangos)
Bana Bunu Bana (Buleria)
Akşam Mahnısı (Fandangos)
Acımadı Canımı Aldı (Alegria)
Hastane Önünde İncir Ağacı (Tientos)
Leyla (Tangos)
Hayat ( Solea por Buleria)
Doldurdum Martinimi (Martinete)
Kara Lahana (Rumba)
Elveda (Buleria)
61 hakan
23 Ocak 2008, 03:41
İster flamenco ister arabesk diyelim, ister roman havası ister türkü diyelim, bu toprakların müziğini yapan ikiz kardeşler KISMET’lerini aramak için yola koyuldu: Öykü ve Berk.
Aynı hayatın kendisi gibi, kah hüzünlü kah coşkulu müzikleriyle dinleyiciyi sımsıkı saran Öykü ve Berk’in başarılarında, olağandışı uyumlarının büyük bir etkisi var.
Akdeniz ve Arap müziğinin etkilerini taşıyan ilk albümleri KISMET, We Play etiketiyle 2007 Aralık ayında raflarda yerini aldı. Albümde kendi bestelerinin yanı sıra, dört tane türkü uyarlaması bulunuyor. Kısmet’in çıkış parçası “Evlerinin Önü Boyalı Direk”, daha albüm çıkmadan internet üzerinden 2.000.000 dinleyiciye ulaştı.
Öykü ve Berk, Paco de Lucia dinleyen bir babanın ve Türk Sanat Müziği icra eden bir annenin çocukları olarak 4 Ağustos 1982’de dünyaya geldi. Ailede performans olarak müzik her zaman vardı. Ama teorik müzik eğitimleri Pera Güzel Sanatlar Lisesi’nde başladı.
Pera’da okudukları yıllarda, Öykü, keman ve şan dersleri aldı. Okul konserlerinde aktif olarak yer alıyordu, bu sayede AKM ve Cemal Reşit Rey sahnelerinde konser verme şansı buldu.
Yaklaşık yedi yıl, Işıl ve Manuel Reina’nın da içinde olduğu Flamenco Alaturka grubuyla MKM, AKM ve CKM’de konserler verdi. Flamenco dansçısı Marco De Ana ile Şişli Kültür Merkezi’nde, CKM’de de Nükhet Duru ile aynı sahneyi paylaştı.
Berk ise gitar bölümünde okudu. 10 yaşında flamenco gitara Ilgaz Benekay ile başlamıştı. Melih Gürel, Muzaffer Çorlu ve Kemal Belevi’den klasik gitar dersi aldı.
Üniversitede, iki kardeşin yolları bir süreliğine ayrıldı.
Öykü, İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı Şan Bölümü’ne girdi. Alaaddin Yavaşça ile repertuar, Erol Uras ile şan ve Faris Akarsu ile müzikal çalıştı.
Berk, Bilgi Üniversitesi’nde ses mühendisliği eğitimine başladı, amacı kendi müziğini kendi kaydedebilmekti. Çünkü Türkiye’de insanların flamencoya dair fazla bir fikirlerinin olduğunu düşünmüyordu. İkinci sınıfın sonunda Çiğdem Borucu, Berk’e İspanya’ya gitmesi gerektiğini söyledi. Berk, bunun üzerine İspanya’ya kayıtlarını yolladı ve iki akademiden burs kazandı. Hayali, İspanya’daki hayatın içine girmek, çingenelerle tanışmak, flamenco’yu deneysel ve kişisel bir süreç olarak yaşamaktı.
Berk, İspanya’da hayal ettiklerine kavuştu. Hem önemli hocalardan ders aldı hem de, Duquende, Potito, La Tana, Miguel Parada, Guadiana, Montse Cortes gibi ünlü flamenco ustalarıyla ‘fiesta’larda ve ‘juerga’larda canlı performans yapma imkanı buldu.
Öykü, Türk Sanat Müziği ile flamenco’yu birleştirmeyi düşünüyordu. Okulda öğrendiği vokal teknikleriyle flamenco’yu birleştirerek harika bir sentez yarattı.
İkiz kardeşler yeniden bir araya geldiklerinde aralarındaki müthiş uyumu müziklerine yansıtmaya başladılar.
Öykü ve Berk için flamenco mutluluk, hasret, keder, heyecan, tutku, kısacası hayatın ta kendisi…
ARKADAŞLAR BAŞARILAINIZIN DEVAMINI DILIYORUZ……….