"Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar."

Mustafa Kemal ATATÜRK

yakuter


11 Mart 2006

Maç Sayısı

Kategori Kültür |

GİTMEYİİİİİİİİİİİİİİİİN! Evet açık açık söylüyorum sinemada bu filme gitmeyin! Neden mi? Çünkü filmde ne özel efekt var ne de ses efekti. Sakın afişine de aldanmayın. Ortada masatenisi ile ilgili bir konu da yok. Maç deseniz ne maçı? Yok öyle bir şey. Sadece film entrika dolu ve sonu çok ilginç bitiyor o kadar. Yani filmi cazip kılan tek şey son 5 dakikalık bölümü. Bu arada konusu da şöyle :

Genç tenis eğitmeni Chris Wilton (Jonathan Rhys-Meyers), zengin bir ailenin oğlu olan Tom’a (Matthew Goode) verdiği özel dersler sayesinde yüksek sınıftan insanlarla yakınlaşma şansına sahip olur. Tom’un kızkardeşi Chloe (Emily Mortimer) ile flört ederken, Tom’un femme-fatale, Amerikalı aktris sevgilisi Nora’ya (Scarlett Johansson) aşık olur.

Chloe ile evlendikten sonra da Nora ile yasak ilişkisi devam eder. Nora’ya sahip olmayı, aynı zamanda da evlilikle kazandığı zenginliğin devam etmesini istemektedir. Chris, sahip olduklarını kaybetmek veya aşkı tercih etmek arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.

Tutku, ihtirasın pençesindeki genç bir adamın yaptığı seçimlerin yaratacağı etkilerin farkında değildir.


Benzer Yazılar

Yorum Yapın

yakuter.com © 2006-2008 Erhan Yakut. Tasarım Fallendesign.
Site içerisindeki içerikler izinsiz veya kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.

Wordpress Valid XHTML 1.0 Valid CSS