Mustafa Kemal ATATÜRK
Her geçen gün matematiğin nasıl da farklı alanlarda kullanılabildiğine bir kez daha şahit oluyorum. Bugün arkadaşımın okuduğu kitapta bu farklı kullanım alanlarından belki de en ilgincini farkettim. Adam FAWER‘ın Olasılıksız isimli kitabında ünlü Fransız matematikçi Pascal‘ın hayatını dine adarken kullanmış olduğu olasılık hesabına değinilmiş. Kitapta geçen formülü aynen aktarıyorum.
devamını okuyun »
Farkettiğiniz gibi bundan önceki iki yazımda (Altın Oran, Fibonacci Sayı Dizisi/Serisi) matematiğe el atmıştım. Bu matematik merakının nereden geldiğinisi soracak olursanız cevabım Numbers (Numb3rs, sayılar) dizisi olacaktır. Bir FBI ajanının ve matematik profesörü olan kardeşinin birlikte olayları nasıl çözdüğünü görünce gerçekten diziye hayran kalıyorsunuz.
devamını okuyun »
Hazır Altın Oran diyerek matematiğe dalmışken Altın Oranla bağlantılı başka bir ilginç ve güzel konuya değinelim, Fibonacci Dizisi.
Fibonacci Kimdir?
FibonacciAdı orta çağın en büyük matematikçileri arasında geçen Fibonacci’nin hayatı ile ilgili pek fazla bilgi bulunmamaktadır. İtalya’nın Pisa şehrinde 1170’li yıllarda doğduğu sanılmakta, babasının işi nedeniyle Kuzey Afrika’ya ve Cezayir’e gitttiği ve burada Arap hocalardan matematik dersleri aldığı bilinmektedir. Hint-Arap sayılarını (1, 2, 3…) öğrenerek, bunları Avrupa’ya tanıtmıştır. Bu bakımdan Fibonacci, matematiği Araplardan alıp Avrupa’ya tanıtan kişi olarak anılır.
Altın oran, doğada sayısız canlının ve cansızın şeklinde ve yapısında bulunan özel bir orandır. Altın oran, doğada, bir bütünün parçaları arasında gözlemlenen, yüzyıllarca sanat ve mimaride uygulanmış,uyum açısından en yetkin boyutları verdiği sanılan geometrik ve sayısal bir oran bağıntısıdır. Doğada en belirgin örneklerine insan vücudunda, deniz kabuklulularında ve ağaç dallarında rastlanır. Platon’a göre kozmik fiziğin anahtarı bu orandır. Altın oranı bir dikdörtgenin boyunun enine olan “en estetik” oranı olarak tanımlayanlar da vardır.
devamını okuyun »
Lost dizisini izlemeyenler bu yazının başlığındaki sayılara (4 8 15 16 23 42) hiçbir anlam veremeyeceklerdir. Kısaca bahsetmek gerekirse Lost dizisinde bu sayılar hep kötülük habercisi gibi. Bu sayılar bir yandan uğursuzluk getirirken bir yandan dünyayı kurtarmak için bir bilgisayara 108 dakikada bir girilmesi gerekiyor. İşte o kadar ilginç bir durum :) Peki ama gerçek hayatta nedir bu sayıların mantığı? Nereden geliyor bu sayıların gizemi?
devamını okuyun »
Bu başlıkta ne böyle diyeceksiniz. Haftasonu benim küçük kuzene (ilkokul 2ye gidiyor) bölme işlemini anlatıyordum. Ya amma zormuş be :) Daha çocuk doğru düzgün çarpmayı, toplamayı yapamıyor ben bölmeyi anlatmaya çalıştım. Korku filmi gibiydi :) Anlatabilmek için neler yapmadım ki!
yakuter.com © 2006-2008 Erhan Yakut. Tasarım Fallendesign.
Site içerisindeki içerikler izinsiz veya kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.
