"Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar."

Mustafa Kemal ATATÜRK



23 Nisan 2008

23 Nisan ve TBMM

Etiketler: , , , ,
Kategori Kültür |

Öncelikle herkesin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını en içten dileklerimle kutlarım. Fakat bu sefer farklı bir konuya değinmek istiyorum. Her ne kadar çocuk bayramı olarak kutlansa da büyük zorluklarla açılmış Türkiye Büyük Millet Meclisimizin kuruluş yıldönümü olduğunu unutuyoruz. Buradan yola çıkarak size Atatürk’ün her okuyuşumda beni çok etkileyen bir sözünü yazmak istiyorum.

23 Nisan 1920… Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılmıştır. Memleketin her tarafından birçok mebuslar gelmişti. Bu yeni meclise gelenlerin bir kısmı, Ankara’da hiçbir şeyin olmadığını görünce yeise düşmüşlerdi. Bahsedilen, ne Yeşilordu, ne hazine, ne yatacak otel, hiçbir şey yoktu. Sadece Mustafa Kemal…

…Bazılarına bu dava çürük gelmiş olacak ki, memleketlerine dönmeye karar verdiler. Bunlar geri dönerlerse Meclis’te huzursuzluk olmayacağını anlayan Mustafa Kemal, kürsüye çıktı. O gün pek heyecanlıydı. Atatürk’ün hayatında belki böyle canlı bir tablo doğmamıştı. Mebuslara hitaben:
“İşittim ki, bazı arkadaşlar yoksulluğumuzu bahane ederek, memleketlerine dönmek istiyorlarmış. Ben kimseyi zorla Millî Meclis’e davet etmedim. Herkes kararında hürdür, bunlara başkaları da katılabilirler. Ben bu mukaddes davaya inanmış bir insan sıfatıyla, buradan bir yere gitmemeye karar verdim. Hattâ hepiniz gidebilirsiniz. Asker Mustafa Kemal, mavzerini eline alır, fişeklerini göğsüne dizer, bir eline de bayrağı alır, bu şekilde Elmadağı’a çıkar, orada tek kurşunum kalına kadar vatanı müdafaa ederim. Kurşunlarım bitince bu acîz vücudumu bayrağıma sarar, düşman kurşunlarıyla yaralanır, temiz kanımı, mukaddes bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Ben buna ant içtim.”
Diye gürleyince, herkesi bir heyecan dalgası sardı. Hiçbiri gözyaşlarını zaptedemiyordu.

Umarım bu yazıyı okuduktan sonra 23 Nisan’ın aslında ne kadar değerli bir bayram olduğunu hatırlar ve öyle kutlarız…


Benzer Yazılar

“23 Nisan ve TBMM” için 3 Yorum

  • 1 elvirs

    abi yalnız bu sözlere anekdot demek biraz yanlış olur gibime geliyor.
    Anekdot yabancı bir kelime ve benim bildiğim kadarıyla fıkra anlamına geliyor.

  • 2 yakuter

    @elvirs, aslında dediğin gibi kelime Fransızca’dan geçme. Dışarda daha çok fıkra anlamında kullanılsa bizde insan hayatındaki bir anıyı anlatırken kullanılıyor. Ve hatta Atatürk hakkında bir şey söylenirken özellikle anekdot kelimesi kullanılıyor. Ama yine de haklısın, yabancı kelime kullanmamak lazım. Yazıda değiştirdim. Teşekkür ederim ilgin için.

  • 3 elvirs

    Turkçede öyle kullanıldığını hiç bilmiyordum bak, öğrenmem iyi oldu:)


Yorum Yapın

yakuter.com © 2006-2008 Erhan Yakut. Tasarım Fallendesign.
Site içerisindeki içerikler izinsiz veya kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.

Wordpress Valid XHTML 1.0 Valid CSS